a bag - Türkçe İngilizce Sözlük

a bag

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"a bag" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
skin made into a bag i. tulum
a bag of money i. bir çanta para
a bag of nerves i. sinir küpü
a bag company i. çanta şirketi
fumble in a bag f. çantasını karıştırmak
scrabble in a bag f. çanta karıştırmak
ferret (around) in a bag f. çantasını karıştırmak
dive into a bag f. çanta karıştırmak
ferret (around) in a bag f. çanta karıştırmak
dive into a bag f. çantasını karıştırmak
delve into a bag f. çantasını karıştırmak
delve into a bag f. çanta karıştırmak
fumble in a bag f. çanta karıştırmak
scrabble in a bag f. çantasını karıştırmak
prepare a bag f. çanta hazırlamak
see someone in a body bag f. birini ceset torbasında görmek
a bag of zf. bir çanta dolusu
Konuşma Dili
a mixed bag i. karmakarışık
a mixed bag i. her türden
a mixed bag i. çok karışık
a carry-on bag i. küçük el çantası
a bag of money i. bir çanta dolusu para
a mixed bag expr. envai çeşit
a bag-full expr. bir çanta dolusu
he/she couldn’t punch his/her way out of a paper bag expr. onun kendine hayrı/faydası yok
Deyim
a bag of bones i. canlı cenaze
a bag of bones i. bir deri bir kemik
a bag of bones i. çok sıska
a bag of bones i. uçacak gibi
a bag of bones i. kemik torbası
a bag of bones i. çok zayıf
a bag of nerves i. çok sinirli
a bag of nerves i. sinir küpü
a bag lady i. evsiz kadın
a bag lady i. tek çantayla yaşayan evsiz kadın
a bag of cats i. aksi kimse
a bag of cats i. kötü huylu kimse
a bag of tricks i. el altında bulunan şeyler
a bag of tricks i. el altında bulunan imkanlar
a bag of tricks i. numaralar
a bag of tricks i. eldeki işe yarar şeyler
a bag of tricks i. eldeki işe yarar
a bag of tricks i. el altında bulunan olanaklar
couldn't argue one's way out of a paper bag f. kendine hayrı dokunmamak
couldn't fight one's way out of a paper bag f. kendine hayrı dokunmamak
couldn't act one's way out of a paper bag f. kendine hayrı olmamak
couldn't fight one's way out of a paper bag f. kendine hayrı olmamak
couldn't argue one's way out of a paper bag f. kendine hayrı olmamak
couldn't act one's way out of a paper bag f. kendine hayrı dokunmamak
can't punch one's way out of a paper bag f. en basit işi bile becerememek
can't punch one's way out of a paper bag f. çok basit bir işi bile yapamayacak kadar beceriksiz/güçsüz olmak
can't punch one's way out of a paper bag f. kendine hayrı olmamak
can't punch one's way out of a paper bag f. kendine bile hayrı olmamak
couldn't punch (one's) way out of a paper bag f. kendine hayrı olmamak
couldn't punch (one's) way out of a paper bag f. kendine bile hayrı olmamak
couldn't punch (one's) way out of a paper bag f. kendine bile hayrı dokunmamak
can't punch one's way out of a paper bag f. kendine bile hayrı dokunmamak
couldn't punch (one's) way out of a paper bag f. çok güçsüz/kof olmak
couldn't punch (one's) way out of a paper bag f. kendine hayrı dokunmamak/olmamak
make a bag f. (gebe hayvanlarda doğum öncesi) meme büyümek
couldn't act (one's) way out of a paper bag f. kötü rol yapmak
couldn't act (one's) way out of a paper bag f. kötü oyuncu olmak
couldn't act (one's) way out of a paper bag f. kötü oyun çıkarmak
couldn't fight your way out of a paper bag f. kendine hayrı dokunmamak
he, she, couldn't punch his, her way out of a paper bag f. kendine hayrı dokunmamak
couldn't act (one's) way out of a wet paper bag f. kötü rol yapmak
he, she, couldn't punch his, her way out of a paper bag f. beceriksiz olmak
couldn't act (one's) way out of a wet paper bag f. kötü oyun çıkarmak
couldn't find (one's) way out of a paper bag f. kendine hayrı dokunmamak
he, she, couldn't punch his, her way out of a paper bag f. kendine bile hayrı olmamak
couldn't fight (one's) way out of a wet paper bag f. kendine bile hayrı olmamak
couldn't find (one's) way out of a paper bag f. kendine bile hayrı olmamak
couldn't fight your way out of a paper bag f. kendine bile hayrı olmamak
couldn't act (one's) way out of a wet paper bag f. kötü oyuncu olmak
he, she, couldn't punch his, her way out of a paper bag f. en kolay şeyi bile becerememek
couldn't fight (one's) way out of a wet paper bag f. kendine hayrı dokunmamak
dumber than a bag of hammers s. kuş beyinli
dumber than a bag of hammers s. tam bir salak
dumber than a bag of hammers s. tam bir aptal
dumber than a bag of hammers s. tam bir beyinsiz
a bag of bones expr. iskelet gibi
a grab bag of expr. çok çeşitli
a grab bag of expr. değişik birçok şeyden oluşan
as dumb as a bag of hammers expr. kuş beyinli
(one's) way out of a wet paper bag expr. (biri) beyinsiz
(one's) way out of a wet paper bag expr. (biri) beceriksiz
(one's) way out of a wet paper bag expr. (birinin) kendine hayrı yok
(one's) way out of a paper bag expr. (birinin) kendine hayrı yok
someone couldn't ... their way out of a paper bag expr. birinin kendine hayrı yok
(one's) way out of a paper bag expr. (biri) beyinsiz
someone couldn't ... their way out of a paper bag expr. biri beceriksiz
(one's) way out of a paper bag expr. (biri) beceriksiz
someone couldn't ... their way out of a paper bag expr. biri beyinsiz
(one's) way out of a wet paper bag expr. (biri) en basit işi bile beceremez
(one's) way out of a paper bag expr. (biri) en basit işi bile beceremez
someone couldn't ... their way out of a paper bag expr. biri en basit işi bile beceremez
can't punch (one's) way out of a wet paper bag expr. beceriksiz
can't punch (one's) way out of a wet paper bag expr. en basit işi bile beceremez
can't punch (one's) way out of a wet paper bag expr. kendine bile hayrı yok
can't punch (one's) way out of a wet paper bag expr. kendine hayrı yok
can't punch (one's) way out of a wet paper bag expr. zayıf
he/she couldn't punch his/her way out of a paper bag expr. birinin kendine bile hayrı yok
he/she couldn't punch his/her way out of a paper bag expr. birinin kendine hayrı yok
out of a paper bag expr. beceriksiz
out of a paper bag expr. beyinsiz
out of a paper bag expr. en basit işi bile beceremeyen
out of a paper bag expr. kendine hayrı yok
Konuşma
it would never fit in a bag that small expr. o kadar küçük bir çantaya sığmaz
there's a pen in the bag expr. çantanın içinde kalem var
Mutfak
boil-in-a-bag s. (yiyecek) poşette haşlanan
Futbol
bag a brace f. bir maçta iki gol atmak
Argo
a taste bag i. (uyuşturucu vb.) deneme torbası
strap on a feed-bag f. birşeyler yemek
strap on a feed-bag f. yemek yemek
squint like a bag of nails f. gözleri şaşı olmak
squint like a bag of nails f. şaşı bakmak
a bag of rocks s. süzme salak
as dumb as a bag of rocks expr. süzme salak
dumb as a bag of hammers expr. akılsız
dumb as a bag of hammers expr. aptal
dumb as a bag of hammers expr. salak
dumb as a bag of hammers expr. beyinsiz
ten pounds of shit in a five-pound bag expr. aşırı doldurulmuş
ten pounds of shit in a five-pound bag expr. ağzına kadar dolu
ten pounds of shit in a five-pound bag expr. kapasitesinin üzerinde doldurulmuş
ten pounds of shit in a five-pound bag expr. alabileceğinden fazla şeyle doldurulmuş
ten pounds of shit in a five-pound bag expr. tıka basa dolu
ten pounds of shit in a five-pound bag expr. ne bok bulduysa tıkıştırmış
ten pounds of shit in a five-pound bag expr. sıkış tıkış
ten pounds of shit in a five-pound bag expr. tıka basa dolu
İngiliz Argosu
face like a bag of spanners i. gudubet tip
face like a bag of spanners i. bakılmayacak kadar çirkin yüz
face like a bag of spanners i. aşırı çirkin tip
have a bag on f. heyheyleri üzerinde olmak
have a bag on f. havasında olmamak
have a bag on f. kötü gününde olmak
mad as a bag of ferrets expr. zırdeli
mad as a bag of ferrets expr. çılgın
mad as a bag of ferrets expr. deli
Modern Argo
a clear bag of smashed assholes i. leş (gibi)
a bag of kittens on the way to the river i. ölü/ölecekmiş gibi hissetme
a bag full of motherfuckers i. alet çuvalı/çantası
a clear bag of smashed assholes i. çok kötü
a clear bag of smashed assholes i. bok (gibi)
a clear bag of smashed assholes i. bok çuvalı (gibi)
a bag of kittens on the way to the river i. kendini çok kötü hissetme
a bag full of motherfuckers i. saçma sapan şeylerle dolu poşet/çanta
a clear bag of smashed assholes i. iğrenç
a bag of kittens on the way to the river i. kendini çok rahatsız hissetme
a bag of kittens on the way to the river i. kendini bok gibi hissetme